''B''eklenmeyen misafir..

Beklenmeyen misafir seni anlatacağım son bir saatim..

Şimdi o kadar güzelde tanışma imkanımız olmamıştı seninle, ne bileyim bir kız bir erkek yolda karşıdan karşıya geçerken çarpma sonrası kızın kitaplarını toplarken göz göze gelmeler filan onlar filmlerde olurmuş ben hala duymadım öyle bir aşkın başlangıcını eğer varsa birininde bana söylemesini beklerim ki bende umutlanırım iyi olur yani. Neyse öyle işte bir arkadaşımın sevgilisiydin sen ve öyle kalmadın keşke öyle kalsaydın kimse yanlış anlamasın arkadaşının sevgilisini elinden almış filan gibi yargılama yapmasın kimse herkesin her şeyden haberi vardı ve 1 yıl sonra istediğim olmuştu sanırım seninle daha çok vakit geçirmeye başlamıştık gülmeye, eğlenmeye, morallerin tavanlarda olduğu zamanlar.. güzellerdi hepsi..

Yanında olmayı istediğim için iş yerinden ne yalanlarla izin koparmıştım anlatamam hattı hesabı yok böyleydi işte içimde ki sevgi böyleydi değer bilmeyenin değerini bilirler deyip kendimi avutuyordum ve ha bire sana bağlanıyordum ve sevmeye başlıyordum.. Selvi boylum al yazmalımda diyor ya hani Sevgi Emekti diye hah işte oydu ben senin kalbini satın almak için çalışan bir işçiydim ve fabrikanın sahibi olmak istiyordum olacak mıydım? Her şey güzel gitmeye başlıyordu.. Zaman yine tesirini gösteriyordu gel gitlerle dolu olan kafanı artık düşünmeden hareket ettirebiliyordum ne istiyorsak onu yapabiliyorduk, zamanı gelmişti bir çok şeyin geçiyordu ama ben hala beklemedeydim..

Beş altı ay sonunda istediğimi elde edecektim fabrikayı alacaktım bundan büyük bir zenginlik yoktu artık benim için ki ben işçiydim dediğim gibi para için çalışıyordum kendim için çalışıyordum fakat farklıydı her şey onun için çalışıyordum ve elimden gelenin en iyisini yapıyordum kaybetme ihtimali, ayrılık ihtimali yoktu aklımda öylede güzel gidiyordu..

Bir gün işten geç çıkma olayı ve haber vermeme olayı ile büyük ve ilk tartışma zamanı gelmişti kıyametler kopacaktı her iki taraf için ve koptu.. İçmeye başladım, içtim içtim içtim.. telefonun bile önemi kalmamıştı artık arada bir mesajlaşmalar vardı elbet ama neden böyle olmuştu sorgulamak her iki tarafın da hakkıydı düşündüğüm şey doğrumu olacaktı ? Eğer bir ilişkide bir kere ayrılma olayı yaşandıysa tekrar aynı sıcaklığı yakalamayacak mıydık ? Oysa ki o mutluluğu kimse alamazdı elimizden değil mi ? Şimdi uyuyor mudur ? Acaba bu gün ne yaptı ? Mesajda atmadı iyi midir ? Her geçen gün ömrünü yiyen bir soru başlangıcı ve bitmeyişi ve onun verdiği  acılar çekilmez oluyordu..

Kendini toparlayıp bir şeylerin elinden tutması gerektiğinin farkındaydı telefonu eline aldı rehberini açtığında Aabalım ismini gördü o an ki cesareti kimsede görülmezdi belki..

Nasılsın ?
İyi sen ?
Merak ediyorum seni
Bende..
Görüşelim mi ?
Olur ne zaman?
Biliyorsun çalışıyorum hafta sonu olsun
Tamam'dır..
Görüşürüz.
Eyvallah.

Eyvallah lafı eksik odunluğunu gösteriyordu bu lafı demesinin asıl nedeni Behzat Ç.'yi sevmesiydi onun gibi bir karakteri sahiplendiğinin göstergesiydi.. Zamanı gelmişti, güzelce saçlarını taradı, parfümünü sıktı, ayakkabılarını sildi dışarı çıktı o gün sanki hava bir başka güzeldi..

Gitti yanına ve konuşmaya başladılar olumsuz sonuçlansa bile ona sevdiğini söyleyecekti ki öyle sonuçlanmadı barıştılar ve artık mutluluğun ellerinde olduğuna inandılar.. Her şey güzel gitmeye başlarken tekrardan küçük kıvılcımlar oluyordu tabi aralarında ama gülüp geçmeyi biliyorlardı artık daha olgunlardı..

Bir yıl  başında aynı yerdeydiler ve beraber bir yıla giriyorlardı ne kadar güzel bir şeydi bu olay daha sonrasında yarın işi olduğunu söyledi içmişlerdi köpekler gibi çok sarhoşlardı ne yapacaklarını bilmiyordu ama  ben biliyorum dedi uyumayı dene dedi uyu dedi onu o tür olaylardan bile sakınacak kadar çok sevmişti her şeyin zamanı ve yeri vardır tekniğini hiç unutmadı ve unutturmadı bunun için teşekkür etti ve uyumaya çalıştılar  sonrasında uyudular da sabah olduğunda ise erkenden çıkması lazımdı onun kalktı yüzünü yıkadı ve erkenden çıktılar otobüs durağına götürdü seni seviyorum dedi aynı şekilde seni seviyorum sözü geldi otobüs gitti döndü evinin yoluna doğru yürümeye başladı.. '' Her şey için teşekkür ederim aşkım '' mesajı ise anında gelmişti mutluydu eve gitti duş aldı biraz bilgisayar başında oturduktan sonra telefon geldi;

Efendim kardeşim ?
Kardeşim bi Kızılaya inebilir miyiz ya ?
Olur kardeşim ne yapacağız?
Takılırız biraz daha sonra bir kaç işim var
Tamam'dır kardeşim hadi durakta buluşuruz.. Deyip evden çıktı ve kızılaya indiğinde içinde bir kuşku vardı. Bir şeyler yolunda gitmeyecekti biliyordu ya da hissediyor gibiydi kalbinin çarpıntıları bile değişmişti..
Arkadaşlarıyla birasını içtiği kafeden çıktı yürürken onu gördü gülümsüyordu heyecanlandı ve onu görünce kör olduğunun başkasını görmediğini anlamıştı tekrardan.. Yanında ki kimdi ? Onun kolunda ne geziyordu ? Silkelendi arkadaşları devam etti geliyorum ben dedi daha sonra yanında bir tek arkadaşı kalmıştı biliyordu çünkü ona duyduğu sevgiyi göz göze geldiği o an her şey bitmişti  bi anda.. İnsanlar hızlanıyordu ve her şey  boka sarıyordu.. Birden gözlerinin önüne siyah bir perde indi gözlerini bir kaç ses duyuyordu gülümsemeler, Gökhan Gökhannn sesleri adını duyuyordu.. Gözlerini açtığında beyaz ışıktan başka bir şey görmüyordu kafasını kaldırdığında ise arkadaşı vardı sadece ne oldu diye sordu ? Cevap gelmeyince gerçek olduğunu anladı ve kala kaldı yattığı yatakta ağlamaya hatta  bağırmaya başladı sinir krizi geçiriyordu adeta ama nafile.. Telefonu istedi arkadaşından ve bir mesaj attı '' Yazıklar Olsun '' diyerek hayatında ki o insanın cenazesini kaldırmıştı büyük bir yenilgi almıştı... Mevsimlerden yaz tabi herkes bir şey düşünüyordu sevgilileriyle artık onu görmek bile istemiyordu bu arada işini de kaybetmişti..

Uyumak istiyordu bazı maddeleri kullanmadan.. Zaman gösterecekti her şeyi.. Elveda..

Beyza'ya..

Yorumlar

Popüler Yayınlar